fbpx

İlişkide Olduğumuz İnsanlarla Nasıl Sağlıklı Sınırlar Koyabiliriz

Sınırlar, komşulara mahremiyet sağlayan ve kendilerini güvende hissetmelerine yardımcı olan bahçe çitleri gibi, kişinin kişisel veya zihinsel alanını korur. Sınırlar, insanlar arasındaki uygun davranışın fiziksel ve duygusal sınırlarıdır. Bir kişinin nerede bitip diğerinin nerede başladığını tanımlamaya yardımcı olurlar. İnsanlar genellikle sınırları çocukluk döneminde aileleri içinde öğrenirler, ancak her zaman değil. Araştırmalar, sağlıklı ve esnek sınırları olan ailelerde her bireyin, kendine özgü ilgi alanları ve becerileri olan farklı bir kişiye dönüşebildiğini göstermiştir. Sağlıklı sınırlara sahip olmak onlara yaşamları boyunca refah, öz kontrol ve öz saygı duygusu verir. İnsanlar çocukken sağlıklı sınırlar koymayı öğrenme şansına sahip değilse, bu durum yetişkinlikte onlar için zorluklara neden olabilir.

İÇİNDEKİLER

  • Sınırlar Nelerdir?
  • Bir Sınırın Aşıldığını Nasıl Anlarsınız?
  • Sağlıklı Sınırlar Nasıl Belirlenir ?
  • Sağlıklı ve Sağlıksız Sınırlar
  • Sınır Belirlemenin Faydaları

Sınırlar Nelerdir? 

Araştırmalar ailelerin üç tür sınırı olduğunu gösteriyor. Sınırları net olan aileler iyi işleme eğilimindedir. Ancak her aile üç ana sınır türü arasında geçiş yapabilir: 

 Açık sınırlar: Açık sınırlar doğrudan belirtilir, esnektir ve uyarlanabilir. Aile içinde sıcaklık, destek ve istikrar varken her üye iddialı olabilir, ihtiyaçlarını iletebilir ve kendi ilgi alanlarını geliştirebilir. 

Katı sınırlar: Katı sınırlar kapalı ve esnek değildir; tıpkı hiçbir şeyin içeri veya dışarı çıkmasına izin vermeyen bir duvar gibi. Hem aile içinde hem de dış dünyada daha az katılım ve daha fazla izolasyon vardır. Katı sınırlar mevcut olduğunda aile üyelerinin ihtiyaçlarını iletmesi ve bireyselliğini ifade etmesi daha zor olabilir. 

Dağınık sınırlar: sınırlar net değildir ve hatta belirsiz veya gevşek olabilir. Bireysel aile üyelerinin ihtiyaçlarının karşılanması zor olabilir. Sınırları açık olan aileler birbirine karışabilir ve daha fazla karşılıklı bağımlılık özelliği gösterebilir. 

Bir Sınırın Aşıldığını Nasıl Anlarsınız? 

Bir sınırın aşılıp aşılmadığını belirlemenin en hızlı yollarından biri, belirli bir durum hakkında ne hissettiğinizi kendinize sormaktır. 

İçgüdülerinize dikkat edin. Çoğu zaman, bir durumla ilgili bir şey “yanlış” veya güvensiz hissettirdiğinde bedenlerimiz aklımızdan önce tepki verir. 

Duygusal olarak huzursuz hissediyorsanız veya mide bulantısı gibi fiziksel hisler hissediyorsanız, bunlar bir durumla ilgili bir şeyin sizi çok rahatsız ettiğinin işaretleri olabilir. 

Sınır Örnekleri 

Fiziksel: Bu, vücudunuzu ve kişisel alanınızı içerir. Sağlıklı sınırlar vücudunuzun özerkliğini de içerir. Fiziksel sınırı aşmanın bir örneği, çocuklara aile toplantılarında otomatik olarak akrabalarına sarılmayı öğretmektir. Bu onların daha zayıf fiziksel sınırlara sahip olmasına neden olabilir. El sıkışmak veya sadece “merhaba” demek kibar alternatiflerdir. 

Cinsel: Cinsel sınırlar cinsel benliğinizden ve samimi kişisel alanınızdan oluşur. Cinsel aktivite türleri, zamanlama ve partnerlerle ilgili seçenekleri içerirler. Birisi size istenmeyen yakın ilgi, dokunma veya cinsel aktivite konusunda baskı yaptığında bu sınırlar aşılır. 

Entelektüel/zihinsel: Bu, kişisel fikirlerinizi, inançlarınızı ve düşüncelerinizi içerir. Sağlıklı bir sınır, başkalarının fikirlerinin farklı olabileceğine saygı duyar. Birisi fikirlerinizi veya düşüncelerinizi küçümsediğinde veya geçersiz kıldığında bu sınırlar aşılır. 

Duygusal: Duygularınız ve kişisel ayrıntılarınız duygusal sınırların bir parçasıdır. Açıkladığınız duygular veya kişisel bilgiler izniniz olmadan küçümsendiğinde veya paylaşıldığında bunlar kesişir. 

Maddi/finansal: Bir şeyleri ödünç vermeniz veya vermemeniz veya yapmamayı tercih ettiğiniz halde para harcamanız veya borç vermeniz konusunda baskı altında olduğunuzda, mali kaynaklar ve eşyalarla ilgili sınırlarınız aşılır. 

Zaman: Bir işiniz, ilişkileriniz, çocuklarınız veya başka sorumluluklarınız olduğunda sağlıklı zaman sınırlarını korumak zordur. Mantıksız talepleriniz veya zamanınıza ilişkin istekleriniz olduğunda ya da çok fazla sorumluluk üstlendiğinizde bu sınırlar aşılır. 

Sınır ayarının nasıl görünebileceğine dair bazı örnekler: 

Fiziksel sınırlar: 

Çocuğunuza, yalnızca bir veya iki kez tanıştığı bir akrabasına sarılmak/öpmek konusunda kendini rahat hissetmiyorsa bunun sorun olmadığını,yapmak zorunda olmadığını söylemek 

Haftanın belirli günlerinin veya günün belirli saatlerinin evinizde misafirinizin olmaması 

Eşinize  tercihlerinizi ve nelerden hoşlanmadığınızı anlatmak 

Kişisel eşyalarınızı kullanmadan veya odanızdan bir şey ödünç almadan önce oda arkadaşlarınızın izin istemesi 

Çocuklarınızın ihtiyaç duyduklarında parayı cüzdanınızdan çıkarmak yerine para istemelerini bir ev kuralı haline getirmek 

Duygusal ve zihinsel sınırlar: 

Konuşma dedikoduya dönüştüğünde kibarca  izin almak 

Size verilen konu tetikleyici olacağı için bir profesörden farklı bir ödev konusu istemek (örneğin, annenizi kanserden yeni kaybettiğinizde kanserden ölen bir kadın hakkında kısa bir hikaye okumak gibi) 

Çocuklarınıza sizinle konuşurken küfür kullanmalarına izin verilmediğini, çünkü küfür sizi rahatsız ve saygısız hissettirdiğini söylemek 

Partnerinizden arkadaşlarıyla ilişkinizin mahrem ayrıntılarını konuşmamasını istemek 

Babanıza bağırırken ve kızgınken onunla konuşmaktan rahatsız olduğunuzu söylemek 

Davranış sınırları:  

İşyerinde kişisel e-postanızı vermemek ve mesai dışındayken iş e-postanıza yanıt vermemek 

Evde yemek masasında telefon olmaması ve geç kalacaksanız her zaman aramanız/mesaj atmanız gibi kurallar koymak 

Oda arkadaşınızdan siz evde olmadığınızda yatak odanıza girmemesini istemek 

Sağlıklı Sınırlar Nasıl Belirlenir? 

Sınırlar hayatınızdaki dur işaretleri olarak düşünülebilir. Dur işaretlerinizi nereye koyacağınız ve neyi “çizgiyi aşmak” olarak değerlendireceğiniz inançlarınıza, değerlerinize, kültürel geleneklerinize ve aile geleneklerinize bağlı olarak değişecektir. Sınırları belirlerken düşünmeniz gereken birkaç şey: 

 Hedef belirleme: Kendinize “Sınır belirlemenin veya sınır koymaya ihtiyaç duymanın amacı nedir?” gibi sorular sorun. 

Küçük başlayın: Sınırları belirlemek zor ve rahatsız edici olabilir. Önemli olan küçük başlamak ve her seferinde bir tanesine odaklanmaktır. 

Açık olun: Ne istediğinize mümkün olduğunca net bir şekilde odaklanın. 

Alıştırma: Sınır koymayı düşünmek sizi tedirgin ediyorsa, söylemek istediklerinizi önceden yazın veya aynada sınır belirleme alıştırması yapın. 

Basit tutun: Sınır belirlemede daha az, daha fazladır. İlk başta birisini çok fazla ayrıntıyla aşırı yüklememeye çalışın. Sizi rahatsız eden asıl şeyi seçin ve ona odaklanın. 

Sağlıklı ve Sağlıksız Sınırlar 

Sağlıklı sınırlar, bir ilişkideki veya ailedeki her kişinin kendi istek ve ihtiyaçlarını iletmesine ve aynı zamanda başkalarının istek ve ihtiyaçlarına saygı duymasına olanak tanır. 

Sağlıklı Sınırlar 

Sağlıklı sınırlar sergileyen bir kişinin birkaç örneği şunları içerir: 

“Hayır” diyebilmek ve başkası “hayır” dediğinde kabul edebilmek 

Hem istekleri hem de ihtiyaçları açıkça iletebilmek 

Kendi ihtiyaçlarını ve başkalarının ihtiyaçlarını onurlandırmak ve saygı duymak 

Kendininkinden farklı olsa bile başkalarının değerlerine, inançlarına ve görüşlerine saygı duymak 

Uygun olduğunda bilgileri ifşa etmekten ve paylaşmaktan çekinmeyin 

Sağlıklı  bir şekilde kendinizden ödün vermeden esnek olmak 

Sağlıksız Sınırlar 

Sağlıksız sınırların olduğu yerde ilişkideki güvenlik tehlikeye girer. Bu durum, insanların ihtiyaçlarının karşılanmadığı, ilişkilerin bozulmasına neden olabilir. 

Sağlıksız sınırlar sergileyen bir kişinin birkaç örneği şunları içerir: 

“Hayır” demekte zorlanıyorum 

Başkalarının “hayır”ını kabul etmekte zorluk yaşamak 

Kişinin ihtiyaçlarını ve isteklerini açıkça ifade edememek 

Başkalarını memnun etmek için kişisel değerlerden, inançlardan ve görüşlerden kolayca ödün vermek 

Başkalarına yapmak istemedikleri bir şeyi yaptırmak için zorlayıcı veya manipülatif olmak 

Kişisel bilgilerin aşırı paylaşılması 

Sağlıksız sınırlar hızla istismara dönüşebilir. İstismar (fiziksel, cinsel ya da duygusal) sınırların ihlalidir. 

 

Çocukluğunda istismara uğrayan kişiler sağlıklı sınırları bilemeyebilir. Çoğunlukla kişisel, fiziksel sınırları üzerinde kontrol eksikliğiyle büyürler. Bu kalıp, tanıdık ve rahat olduğu için istismarcı partnerlerde de tekrarlanabilir. 

Sınır Belirlemenin Faydaları 

Sınır koymak hayatınızda denge sağlayabilir. Sınır koymanın faydalarından bazıları şunlardır: 

Tükenmişlikten kaçınmak: Çok fazla insan için çok fazla şey yapmak tükenmenin kolay bir yoludur. Sınırları belirlemek tükenmişliği önlemeye yardımcı olabilir. 

Daha az kırgınlık: Başkalarına vermek ve yardım etmek güçlü bir şeydir, ancak bu başkaları için çok fazla şey yapmaya dönüştüğünde kırgın hissetmeye başlayabilirsiniz. Yapabileceklerinize sınırlar koymak, size gelebilecek herhangi bir kırgınlığı azaltabilir, hatta ortadan kaldırabilir. 

Daha fazla denge: Bazen belirlememiz gereken sınırlar kendimizledir. Örneğin, en sevdiğiniz programı art arda izlemek hoş bir kaçış gibi görünse de, iş gecelerinde çok geç saatlere kadar uyanık kalmak yorgunluğa yol açabilir. Daha erken yatmak için kendinize bir sınır koymak hayatınıza biraz daha denge kazandırabilir. 

İlişki Sınırlarını Belirlemek 

İlişkilerde sınırlar koymak başkalarını dışarıda tutmak anlamına gelmez; ilgili tüm insanların ihtiyaçları ve istekleri arasında bir dengenin olduğu bir ortam sağlamakla ilgilidir. Ortaklarla, ebeveynlerle, arkadaşlarla ve iş arkadaşlarınızla sınırlar koymak, hepsinin kendine özgü zorlukları vardır. 

Partnerinizle sınırlar koymak, ikinizi de destekleyen sağlıklı bir ilişki sürdürmenize yardımcı olur. Ayrıca toksik bir ilişkinin gelişmesini de önleyebilir. İşte samimi bir birliktelikte sınırları belirlemeye yönelik bazı ipuçları: 

 

Tepkiselliğe direnin: Sakin kalarak konuşmanın tonunu ayarlayın. Kızgın, üzgün ve öfkeli olmanız partnerinizin tepkisel olmasını tetikleyebilir. Hem rahat olduğunuz hem de konuşmaya açık olduğunuz bir zaman seçin. 

“Sen” ifadelerinden kaçının: Her cümleye “şunu yaptın” veya “bunu yaptın” diye başlarsanız, bu suçlayıcı gelebilir ve partnerinizi savunmaya itebilir. Seçtiğiniz kelimeleri düşünün ve sakin, eşit bir ton kullanın. 

Telefonu bırakın: Partnerinizle tam olarak orada olun. Telefonlarınızı sessize alın veya konuşabilmek için birkaç dakika ters çevirin. Gelen mesajları ve bildirimleri kontrol etmek cazip gelebilir ancak tüm dikkatinizi partnerinize verin. Eğer bunu yaparsanız, onların da aynısını yapma olasılıkları daha yüksek olacaktır. 

​Ebeveynlerle Sınırları Belirlemek 

Araştırmalar ebeveynlerle sorunları ele almanın stresli olabileceğini göstermiştir. Ebeveynlerle sınır koymaya yönelik bazı öneriler şunlardır: 

 

Saygılı olun: Saygılı davranarak konuşmanın tonunu belirleme gücüne sahipsiniz. Bunu kendilerine güvenen bir yetişkin olarak onlara gelme fırsatı olarak düşünün. 

Tartışmayı Yapın: Bir çalışma, yetişkin çocukların ebeveynleriyle ilgili bir sorundan kaçınmak veya onu kabul etmek gibi pasif bir yaklaşım benimsemelerinin depresyonlarını artırdığını gösterdi. Bunun yerine oturup sakin ve mantıklı bir tartışma yapmak yardımcı olur. 

Soğukkanlı ve sakin olun: Anne babanız konuşma sırasında tepki gösterebilir veya üzülebilir. Yaptıkları seçimleri kontrol edemeseniz de, bu eylemlere vereceğiniz tepkiyi kontrol edebilirsiniz. Soğukkanlı ve sakin kalırsanız onlar da bunu yapabilir. 

Basit tutun: Sizi en çok rahatsız eden gibi ele alınacak az sayıda konuyu seçin ve ona odaklanın. 

Arkadaşlarla Sınırları Belirlemek 

Arkadaşlıklarda sınırları belirlemenin bazı yolları şunlardır: 

Tonunu ayarlamak: İletişim kurarken sakin olun ve nazik olun. Bu, konuşmanın standardını belirler ve olumlu sonuçlara yol açacağını umarız. 

Yokmuş gibi davranmaktan kaçınmak: Bir şeyle doğrudan başa çıkmak zor olsa da, bir arkadaştan hiçbir açıklama yapmadan kaçınmak (onları yokmuş gibi görmek), sorunun ne olduğunu bilmelerini engeller ve onları sorunu çözmeye çalışma şansından mahrum bırakır. Sorundan kaçınmak şu anlama gelir: deneyimlerden büyüyemezler ve bu size sağlıklı sınırlar koyma pratiği yapma fırsatı vermez. 

Dedikodu yapmaktan kaçınmak: Arkadaşlık hayal kırıklığınızı ortak arkadaşlarınızla tartışmak cazip gelse de, bu arkadaşınıza geri dönebilir ve potansiyel olarak ona zarar verebilir. 

İşyerinde Sınırları Belirlemek 

Meslektaşlarınız, yöneticileriniz veya amirlerinizle sınırlar koymaya gelince işte birkaç ipucu: 

Kendinize sınırlar koyun: Uzaktan çalışma, uzaktan çalışma ve akıllı telefon kullanımıyla birlikte iş ile ev arasındaki sınır giderek bulanıklaşıyor. Kesin bir çalışma “durma” zamanı belirleyin, bilgisayarınızı kapatın ve bir ara verin. 

Kime ulaşacağınızı bilin: Bir meslektaşınız veya yöneticinizle sorun yaşıyorsanız ve onlarla doğrudan konuşamıyorsanız, kuruluşunuzun “komuta zincirinden”, genellikle insan kaynakları (İK) aracılığıyla rehberlik isteyin. 

Dedikodu yapmaktan kaçının: Sorunu diğer meslektaşlarla tartışmak cazip gelebilir, ancak bu geri tepebilir. Sorunu ilgili diğer kişiyle doğrudan ancak sakin bir şekilde ele almak daha iyidir. Mümkünse ve uygunsa bir yöneticiyi veya amiri dahil edin. 

 

Kaynak: MEDİCAL NEWS TODAY

Avicenna Hastanesi

Yayın Kurulu

Formu Doldurun Konuyla ilgili Detaylıca Bilgilendirelim.