Per-Anal Endoskopik Myectomy (PAEM), anal kanal ve distal rektum bölgesindeki kas tabakasının kontrollü olarak gevşetilmesini amaçlayan, minimal invaziv bir endoskopik tedavi yöntemidir. Bu yöntem, özellikle fonksiyonel çıkış obstrüksiyonu, anorektal dissinergi ve bazı kronik kabızlık tiplerinde cerrahiye alternatif olarak geliştirilmiştir.
Per-anal endoskopik miyotimitekniğinde, işlem doğal anatomik açıklık olan anal kanaldan endoskop yardımıyla gerçekleştirilir. Karın duvarında kesi yapılmaz, doku bütünlüğü büyük ölçüde korunur ve işlem sırasında yalnızca hedeflenen kas lifleri üzerinde kontrollü bir müdahale uygulanır. Bu yönüyle işlem, klasik cerrahi myektomi yöntemlerine kıyasla daha az travmatik bir yaklaşım sunar.
İçindekiler
Bu İçeriği Podcast Olarak Dinleyin
🎙️Per-Anal Endoskopik Miyotomi (PAEM) hakkında yazılı bilgilere ek olarak, konuyu dinleyerek öğrenmek isteyenler için hazırladığımız podcast yayınına da ulaşabilirsiniz.
Hangi Temel Prensibe Dayanır?
Peranal endoskopik miyotimi’nin temel amacı, dışkılamayı zorlaştıran anormal kas kasılmasını azaltmak ve rektal boşaltım mekanizmasını fizyolojik sınırlara yaklaştırmaktır. Bazı hastalarda anal sfinkter veya puborektalis kası, istemsiz veya uygunsuz şekilde kasılı kalır. Bu durum:
- Ikınmaya rağmen dışkı çıkışının olmaması
- Tam boşalamama hissi
- Uzun süren ve zorlayıcı defekasyon
- Kronik kabızlık tablosu
gibi şikâyetlere yol açabilir.
İşlem sırasında, bu fonksiyon bozukluğuna neden olan kas segmenti endoskopik görüş altında seçici olarak gevşetilir. Böylece dışkı geçiş yolu mekanik olarak açılırken, çevre dokulara ve sinir yapılarına zarar verilmemesi hedeflenir.
PAEM Açık Cerrahiden Nasıl Ayrılır?
Klasik cerrahi girişimlerden hem teknik hem de hasta konforu açısından belirgin şekilde ayrılır:
- Cilt kesisi yoktur
- Genel olarak daha kısa işlem süresi hedeflenir
- Hastanede yatış süresi daha kısadır
- Postoperatif ağrı ve iyileşme süreci daha konforludur
- Anatomik yapılar doğrudan görülerek müdahale edilir
Bu özellikleri sayesinde peranal endoskopik miyotimi, son yıllarda özellikle ileri endoskopik tedavi merkezlerinde dikkat çeken bir yöntem haline gelmiştir.
PAEM Her Kabızlık Hastasına Uygulanır mı?
Hayır. peranal endoskopik miyotimi, her kabızlık türü için uygun bir yöntem değildir. Bu işlem daha çok:
- Fonksiyonel çıkış obstrüksiyonu
- Anorektal dissinergi
- Konservatif tedavilere (diyet, ilaç, biofeedback) yanıt vermeyen hastalar
için değerlendirilir.
Bu nedenle peranal endoskopik miyotimikararı öncesinde ayrıntılı bir değerlendirme yapılması gerekir. Hastanın şikâyetlerinin nedeni net olarak ortaya konmadan uygulanan girişimler, beklenen faydayı sağlamayabilir.
PAEM Hangi Hastalıklarda ve Klinik Durumlarda Uygulanır?
Per-Anal Endoskopik Myectomy, her kabızlık hastasına yönelik standart bir uygulama değildir. Bu yöntem, özellikle mekanik değil fonksiyonel kökenli anorektal boşaltım bozukluklarında gündeme gelir. Temel hedef, dışkı çıkışını engelleyen anormal kas aktivitesinin seçici olarak ortadan kaldırılmasıdır.
Bu nedenle peranal endoskopik miyotimi, iyi tanımlanmış ve doğru hasta grubunda değerlendirildiğinde anlamlı klinik fayda sağlayabilir.
Fonksiyonel Çıkış Obstrüksiyonu
Fonksiyonel çıkış obstrüksiyonu, rektumda dışkı bulunmasına rağmen anal kanalın yeterince gevşeyememesi nedeniyle dışkılamanın gerçekleşememesi durumudur. Bu hastalarda:
- Uzun süreli ve zorlayıcı ıkınma
- Tam boşalamama hissi
- Manuel destek ihtiyacı
- Dışkılama süresinin uzaması
gibi şikâyetler ön plandadır.
Peranal endoskopik miyotimi, bu tabloda anal sfinkter veya ilişkili kas gruplarındaki aşırı kasılmayı azaltmayı hedefleyerek dışkı geçişini kolaylaştırmayı amaçlar.
Anorektal Dissinergi
Anorektal dissinergi, dışkılama sırasında gevşemesi gereken kasların paradoksal olarak kasılmasıyla karakterizedir. Bu durum, çoğu zaman uzun süreli kabızlık öyküsü olan hastalarda görülür ve günlük yaşam kalitesini belirgin şekilde düşürebilir.
Bu hastalarda işlem:
- Kas koordinasyon bozukluğuna neden olan segmentte
- Kontrollü ve sınırlı bir gevşeme sağlamayı
- Mekanik değil fonksiyonel rahatlama oluşturmayı
hedefler.
Ancak anorektal dissinergide peranal endoskopik miyotimi kararı verilmeden önce biofeedback ve konservatif yöntemlerin yeterince denenmiş olması önemlidir.
Konservatif Tedavilere Yanıt Vermeyen Kronik Kabızlık
Kronik kabızlık hastalarının önemli bir kısmı diyet düzenlemeleri, lif takviyesi, ilaç tedavileri ve yaşam tarzı değişiklikleriyle rahatlama sağlayabilir. İşlem, bu yaklaşımlara rağmen:
- Şikâyetleri devam eden
- Günlük yaşamı belirgin şekilde etkilenen
- Fonksiyonel çıkış problemi objektif testlerle gösterilmiş
hasta grubunda değerlendirilir.
Burada amaç, semptomları baskılamak değil, altta yatan fizyolojik engeli hedef almaktır.
Pelvik Taban Disfonksiyonu ile Birlikte Seyreden Durumlar
Bazı hastalarda kabızlık, pelvik taban kaslarının uyumsuz çalışmasıyla birlikte seyreder. İşlem, seçilmiş olgularda pelvik taban disfonksiyonunun anal kanal düzeyindeki bileşenine yönelik bir çözüm sunabilir.
Ancak bu hastalarda çoğu zaman multidisipliner yaklaşım gerekir. İşlem, tek başına değil; doğru hasta seçimi ve uygun takip planı ile anlam kazanır.
PAEM’in Uygun Olmadığı Durumlar
Her hastaya peranal endoskopik miyotimi uygulanması uygun değildir. Aşağıdaki durumlarda farklı tedavi yaklaşımları ön plana çıkar:
- Mekanik tıkanıklıklar (tümör, striktür, ileri prolapsus)
- İleri derecede nörolojik hastalıklar
- Aktif enfeksiyon veya inflamatuvar bağırsak hastalığı
- Ciddi inkontinans riski taşıyan hastalar
Bu nedenle peranal endoskopik miyotimi kararı, detaylı klinik değerlendirme ve tetkikler sonrası verilmelidir.
PAEM Öncesi Tanı Süreci ve Gerekli Değerlendirmeler
Per-Anal Endoskopik Myectomy (PAEM) uygulanmadan önce, hastanın şikâyetlerinin fonksiyonel bir çıkış bozukluğuna bağlı olduğunun objektif olarak gösterilmesi gerekir. Çünkü peranal endoskopik miyotimi, semptomlara değil; altta yatan fizyolojik probleme yönelik bir girişimdir.
Bu nedenle tanı süreci, yalnızca hasta öyküsüne dayalı değil; klinik, fonksiyonel ve görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesini kapsar.
Ayrıntılı Hasta Öyküsü ve Klinik Değerlendirme
Tanı sürecinin ilk adımı, hastanın dışkılama alışkanlıklarının detaylı şekilde sorgulanmasıdır. Bu aşamada özellikle:
- Dışkılama sıklığı ve süresi
- Ikınma ihtiyacı ve şiddeti
- Tam boşalamama hissi
- Manuel destek gereksinimi
- Uzun süredir devam eden kabızlık öyküsü
gibi unsurlar değerlendirilir.
Buradaki amaç, kabızlığın fonksiyonel mi yoksa mekanik mi olduğuna dair ilk klinik ayrımı yapmaktır.
Anorektal Muayene
Fizik muayene, işlem öncesi değerlendirmede önemli bir basamaktır. Dijital rektal muayene sırasında:
- Anal sfinkter tonusu
- Istemli kasılma ve gevşeme
- Ikınma sırasında kas davranışı
gözlemlenir.
Bu muayene, anorektal dissinergi lehine bulguların erken fark edilmesine yardımcı olabilir.
Anorektal Manometri
Anorektal manometri, işlem adaylarının değerlendirilmesinde en kritik testlerden biridir. Bu test sayesinde:
- Anal kanal basınçları
- Dinlenme ve ıkınma sırasında kas yanıtları
- Rektal duyusal eşikler
objektif olarak ölçülür.
İşlem açısından özellikle ıkınma sırasında anal basıncın paradoksal artış göstermesi, fonksiyonel çıkış obstrüksiyonunu destekleyen önemli bir bulgudur.
Defekografi ve Görüntüleme Yöntemleri
Defekografi, dışkılama eyleminin dinamik olarak değerlendirildiği bir görüntüleme yöntemidir. Bu inceleme ile:
- Rektal boşalma mekanizması
- Pelvik taban hareketleri
- Yapısal bozukluklar (rektosel, intussusepsiyon vb.)
gözlemlenebilir.
İşlem öncesinde defekografi, mekanik tıkanıklıkların dışlanması açısından özellikle önemlidir.
Konservatif Tedavilere Yanıtın Değerlendirilmesi
İşlem, genellikle ilk basamak tedavi değildir. Bu nedenle tanı sürecinde:
- Diyet ve lif düzenlemeleri
- Medikal tedaviler
- Biofeedback uygulamaları
gibi yöntemlerin yeterli süre ve uygun şekilde uygulanıp uygulanmadığı mutlaka gözden geçirilir.
Konservatif yaklaşımlara rağmen semptomların devam etmesi, PAEM’in değerlendirilmesini anlamlı kılar.
Hasta Seçiminin Önemi
İşlemin başarısı, büyük ölçüde doğru hasta seçimine bağlıdır. Tanı süreci sonunda amaç:
- Fonksiyonel çıkış obstrüksiyonunu netleştirmek
- Mekanik nedenleri dışlamak
- Girişimden gerçekçi fayda beklenebilecek hastaları belirlemek
olmalıdır.
Bu aşama, işlemin etkinliği kadar hasta güvenliği açısından da belirleyicidir.
PAEM İşlemi Nasıl Uygulanır?
Per-Anal Endoskopik Myectomy, ileri endoskopik girişimler konusunda deneyimli ekipler tarafından, kontrollü ve aşamalı bir teknikle uygulanır. İşlem sırasında amaç, dışkı çıkışını zorlaştıran kas segmentini seçici olarak gevşetmek, çevre dokulara zarar vermemektir.
Per-anal endoskopik miyotimi, planlı ve standartlaştırılmış adımlar izlenerek gerçekleştirilir.
İşlem Öncesi Hazırlık
İşlem öncesinde hasta, genellikle kolonoskopik işlemlere benzer bir hazırlık sürecinden geçer. Bu aşamada:
- Bağırsak temizliği sağlanır
- İşlem öncesi açlık süresi planlanır
- Gerekli anestezi değerlendirmesi yapılır
Hastanın genel durumu, kullanılan ilaçlar ve ek hastalıkları işlem öncesinde ayrıntılı olarak gözden geçirilir.
Endoskopik Girişim Aşaması
İşlem, anal kanaldan endoskop yardımıyla gerçekleştirilir. Endoskop, rektum ve anal kanal boyunca ilerletilerek hedef bölge net şekilde görüntülenir. Bu sayede:
- Müdahale edilecek kas tabakası belirlenir
- Anatomik sınırlar korunur
- İşlem alanı doğrudan görüş altında kontrol edilir
Endoskopik görüntüleme, İşlemin en önemli avantajlarından biridir.
Myectomy Uygulaması
Hedeflenen kas segmentine ulaşıldıktan sonra, özel endoskopik ekipmanlar kullanılarak kontrollü bir kas gevşetme işlemi uygulanır. Bu aşamada:
- Yalnızca fonksiyon bozukluğuna yol açan kas lifleri hedeflenir
- İşlem derinliği ve uzunluğu sınırlı tutulur
- Çevre dokular ve sfinkter bütünlüğü korunur
Amaç, anal kanalın fizyolojik işlevini bozmak değil; anormal kas kasılmasını azaltmaktır.
Kanama ve Güvenlik Kontrolleri
İşlem sırasında ve sonrasında olası kanama odakları dikkatle kontrol edilir. Gerekli durumlarda endoskopik yöntemlerle anında müdahale yapılabilir. Bu yaklaşım:
- İşlem güvenliğini artırır
- Ek cerrahi ihtiyacını azaltır
- İyileşme sürecini olumlu yönde etkiler
İşlem Süresi ve Tamamlanması
İşlemin süresi, hastanın anatomik özelliklerine ve müdahale edilen kas alanının genişliğine bağlı olarak değişebilir. Genel olarak işlem:
- Planlı ve kontrollü şekilde ilerler
- Aynı seansta tamamlanır
- Ek cerrahi kesi gerektirmez
İşlem tamamlandıktan sonra hasta gözlem altına alınır ve klinik durumuna göre taburculuk planlaması yapılır.
Per-Anal Endoskopik Miyotimi İşleminde Temel Amaç
Bu girişimde hedeflenen sonuç:
- Dışkı geçiş yolunu mekanik olarak açmak değil
- Kas-uyum bozukluğunu azaltmak
- Doğal dışkılama mekanizmasını desteklemek
şeklinde özetlenebilir.
Bu nedenle işlem, fonksiyonel bir tedavi yaklaşımı olarak değerlendirilir.
PAEM’in Avantajları ve Olası Riskleri
Per-Anal Endoskopik Miyotomi, doğru hasta grubunda uygulandığında önemli avantajlar sunan bir girişimdir. Bununla birlikte, her tıbbi işlemde olduğu gibi peranal endoskopik miyotimi işleminin de potansiyel riskleri ve sınırlılıkları bulunmaktadır. Bu nedenle işlem, fayda–risk dengesi gözetilerek değerlendirilmelidir.
PAEM’in Sağladığı Avantajlar
İşlemin öne çıkan avantajları, büyük ölçüde endoskopik ve minimal invaziv bir yöntem olmasından kaynaklanır.
- Cerrahi kesi olmadan uygulanır
İşlem anal kanaldan gerçekleştirildiği için cilt kesisi gerekmez. - Hedefe yönelik müdahale sağlar
Sadece fonksiyon bozukluğuna yol açan kas segmenti üzerinde işlem yapılır. - Daha kısa iyileşme süreci
Açık cerrahi girişimlere kıyasla hastalar günlük yaşama daha hızlı dönebilir. - Hastanede yatış süresi kısadır
Uygun hastalarda işlem sonrası erken taburculuk mümkündür. - Anatomik bütünlük korunur
Çevre dokular ve sfinkter yapıları mümkün olduğunca korunarak işlem tamamlanır.
Bu özellikler, peranal endoskopik miyotimi özellikle cerrahiye alternatif aranan seçilmiş hastalarda ön plana çıkarır.
PAEM Sonrası Beklenen Klinik Kazanımlar
Doğru hasta seçimi yapıldığında İşlem sonrasında:
- Dışkılama sırasında zorlanmanın azalması
- Ikınma ihtiyacının hafiflemesi
- Tam boşalamama hissinde gerileme
- Günlük yaşam kalitesinde artış
gibi olumlu etkiler görülebilir.
Ancak bu kazanımların kişiden kişiye değişebileceği ve her hastada aynı düzeyde sonuç alınamayabileceği unutulmamalıdır.
Olası Riskler ve Komplikasyonlar
PAEM genel olarak güvenli kabul edilen bir yöntem olsa da, nadir de olsa bazı riskler söz konusu olabilir:
- İşlem sırasında veya sonrasında kanama
- Geçici anal rahatsızlık veya hassasiyet
- Nadiren enfeksiyon
- Çok sınırlı olgularda inkontinans riski
Bu riskler, işlemin deneyimli ekipler tarafından ve uygun hasta grubunda uygulanmasıyla en aza indirilmeye çalışılır.
Risklerin Azaltılmasında Nelere Dikkat Edilir?
İşlem öncesinde yapılan ayrıntılı tanısal değerlendirme, risklerin azaltılmasında kritik rol oynar. Ayrıca:
- Müdahale alanının sınırlı tutulması
- Endoskopik görüş altında kontrollü işlem
- İşlem sonrası yakın takip
gibi faktörler, güvenli uygulamanın temel unsurlarıdır.
PAEM Her Hastada Aynı Sonucu Verir mi?
Hayır. İşlemin başarısı:
- Altta yatan problemin doğru tanımlanmasına
- Hastanın klinik özelliklerine
- Önceden uygulanmış tedavilere
bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.
Bu nedenle işlem, mucizevi bir çözüm değil, uygun hastada etkili olabilecek bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilmelidir.
PAEM Sonrası İyileşme Süreci ve Günlük Hayata Dönüş
Per-Anal Endoskopik Miyotomi sonrasında iyileşme süreci, işlemin minimal invaziv yapısı sayesinde genellikle cerrahi yöntemlere kıyasla daha konforlu ilerler. Ancak bu süreç, hastanın genel durumu, uygulanan girişimin kapsamı ve bireysel iyileşme kapasitesine bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.
İşlem Sonrası İlk Saatler
İşlem tamamlandıktan sonra hasta kısa süreli gözlem altına alınır. Bu dönemde:
- Hayati bulgular takip edilir
- Olası erken komplikasyonlar gözlenir
- Anal bölgede hafif rahatsızlık veya dolgunluk hissi değerlendirilebilir
Çoğu hastada bu dönem sorunsuz geçer ve ileri bir müdahaleye ihtiyaç duyulmaz.
Ağrı ve Rahatsızlık Düzeyi
İşlem sonrası ağrı genellikle hafif düzeydedir. Hastalar daha çok:
- Hafif yanma hissi
- Geçici hassasiyet
- İlk dışkılama sırasında çekingenlik
tanımlayabilir.
Bu şikâyetler çoğunlukla kısa sürelidir ve basit destekleyici önlemlerle kontrol altına alınabilir.
Beslenme ve Günlük Aktivitelere Dönüş
İşlem sonrasında beslenme planı hastanın durumuna göre kademeli olarak düzenlenir. Genel yaklaşım:
- İlk saatlerde sıvı ağırlıklı beslenme
- Sonrasında tolere edildikçe normal diyete geçiş
- Lifli ve bağırsak düzenini destekleyen gıdaların tercih edilmesi
şeklindedir.
Günlük aktivitelere dönüş genellikle kısa sürede mümkündür. Ağır fiziksel efor gerektiren aktiviteler için ise hekimin önerileri doğrultusunda hareket edilmesi önemlidir.
Dışkılama Alışkanlıklarında Beklenen Değişimler
PAEM sonrasında dışkılama alışkanlıklarında kademeli bir iyileşme beklenir. Bazı hastalarda:
- İlk günlerde çekingenlik
- Dışkılama sıklığında geçici değişiklikler
görülebilir.
Bu durumlar genellikle geçicidir. Asıl hedeflenen kazanımlar, iyileşme süreci ilerledikçe daha belirgin hale gelir.
Kontrol ve Takip Süreci
PAEM sonrası takip, işlemin başarısını ve olası geç komplikasyonları değerlendirmek açısından önemlidir. Bu kapsamda:
- Klinik kontroller planlanır
- Gerekirse ek fonksiyonel değerlendirmeler yapılabilir
- Hastanın semptomlardaki değişimi izlenir
Takip süreci, tedavinin uzun vadeli etkinliğini anlamada belirleyici rol oynar.
İyileşme Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Hastaların işlem sonrası dönemde:
- Hekim önerilerine uyması
- Beslenme ve tuvalet alışkanlıklarına özen göstermesi
- Beklenmeyen şikâyetlerde gecikmeden başvurması
iyileşme sürecini olumlu yönde etkiler.
PAEM Per-Anal Endoskopik Miyotomi Fiyatları 2026
Per-Anal Endoskopik Miyotomi (PAEM) ücretleri, 2026 yılı itibarıyla sabit bir rakam üzerinden ifade edilebilecek bir yapı göstermez. Bunun temel nedeni, işlemin kişiye özel planlanması ve maliyeti etkileyen çok sayıda klinik değişkenin bulunmasıdır.
PAEM fiyatları belirlenirken dikkate alınan başlıca unsurlar şunlardır:
- Hastanın klinik durumu ve eşlik eden hastalıkları
- Uygulanacak işlemin kapsamı ve süresi
- Gerekli tetkik ve değerlendirmelerin kapsamı
- Anestezi ve gözlem süreci
- Hastanede yatış gereksinimi
Bu nedenle PAEM için net bir fiyat bilgisi, ancak ayrıntılı muayene ve değerlendirme sonrasında verilebilir.
2026 Yılında PAEM Ücretlerini Etkileyen Faktörler
2026 yılı sağlık hizmetleri planlamasında, ileri endoskopik işlemler; kullanılan teknoloji, ekipman kalitesi ve multidisipliner yaklaşım gerekliliği nedeniyle standart kolonoskopik girişimlerden farklı bir maliyet yapısına sahiptir.
PAEM’in ücretlendirilmesinde:
- İleri endoskopik cihaz altyapısı
- Tek kullanımlık medikal sarf malzemeleri
- Deneyimli endoskopi ekibi
- Olası komplikasyonlara karşı güvenlik altyapısı
gibi unsurlar belirleyici olabilir.
PAEM Fiyat Bilgisi Nasıl Alınır?
PAEM fiyatları hakkında sağlıklı ve doğru bilgi alabilmek için:
- Öncelikle klinik değerlendirme yapılması
- Gerekli tanısal testlerin planlanması
- İşlemin kapsamının netleştirilmesi gereklidir.
Bu değerlendirme sonrası, işlem planına göre kişiye özel maliyet bilgilendirmesi yapılabilir.
Sık Sorulan Sorular
PAEM ağrılı bir işlem midir?
İşlem genellikle minimal invaziv bir yöntem olduğu için işlem sonrası ağrı çoğu hastada hafif düzeydedir. Geçici hassasiyet hissi görülebilir ancak bu durum genellikle kısa sürede geriler.
PAEM sonrası ne zaman normal yaşama dönülür?
Hastaların büyük bir kısmı kısa süre içinde günlük aktivitelerine dönebilir. Ancak ağır fiziksel efor gerektiren aktiviteler için hekimin önerdiği süreye uyulması önemlidir.
PAEM kalıcı bir çözüm sağlar mı?
Uygun hasta grubunda fonksiyonel çıkış obstrüksiyonunu azaltmaya yönelik etkili bir yöntemdir. Ancak sonuçlar kişiye göre değişebilir ve uzun dönem başarı, altta yatan problemin doğru tanımlanmasına bağlıdır.
PAEM herkese uygulanabilir mi?
Hayır. işlem, her kabızlık hastası için uygun değildir. Mekanik tıkanıklıklar, bazı nörolojik hastalıklar veya farklı nedenlerle gelişen kabızlıklarda alternatif tedaviler tercih edilir.
PAEM sonrası dışkı kaçırma riski var mıdır?
Bu risk oldukça düşüktür. İşlem sırasında kas dokusu sınırlı ve kontrollü şekilde hedeflenir. Uygun hasta seçimi ve deneyimli ekipler bu riski en aza indirir.
PAEM sonrası takip gerekir mi?
Evet. İşlem sonrası klinik takip, hem iyileşme sürecinin değerlendirilmesi hem de uzun dönem sonuçların izlenmesi açısından önemlidir.
